amerikandizileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
amerikandizileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ağustos 2013 Perşembe

The Newsroom

The Newsroom, HBO kanalının ilk sezonu  2012 yazında yayınlanan, şu anda da 2. seonu yayınlanmakta olan muhteşem dizisi. HBO'ya karşı saygım Game of Thrones ile başlamış ve bu diziyle de artmıştır. Gerçekten sağlam diziler yapıyorlar ki, The Newsroom'u da en iyi bu sıfatla tanımlayabilirim. "Sağlam"


The Newsroom, adından da anlaşılacağı gibi bir haber stüdyosunda geçiyor. Haberlerin yapım sürecini, çalışanların sıra dışı ilişkilerini izliyoruz. Ve siz, bunu duyunca "sıkıcı" damgasını yapıştırıyorsunuz fakat kesinlikle öyle değil. Çok önemli bilgilerin zekice esprilerle harmanlandığı bir dizi bu.

Yapım bir sene öncesinin haberlerini, tarih vererek işliyor. Örneğin geçen seneki bir bölümün olayı, 'Bin Ladin'in yakalanması'ydı. Sunucumuz Will McAvoy ve ekibi, reytinglerden çok gerçek haberleri önemsiyorlar bu yüzden de bir çok sorun yaşıyorlar. Will McAvoy'un daha ilk bölümde Amerika ile ilgili yaptığı konuşma sizi diziye bağlamaya yetecektir. İlk sezon çeviriyle ilgili sorunlar yaşamış olsak da (dizide çok hızlı konuşuluyor ve çok fazla terim geçiyor) daha sonraları bu durum iyileşti. İkinci sezonun çevirileri ise özellikle çok iyi, çevirmenleri tebrik etmek lazım.

16 Temmuz 2013 Salı

Supernatural





Bu yazım hakkında biraz endişeliyim. Çünkü bu dizi, benim için çok özel. İzlediğim ve takip ettiğim ilk yabancı dizi, 2008 yılının yaz tatilinde 3. sezonun bitişinden sonra başladım. Benim için o kadar farklı ve yeniydi ki. "Carry on my wayward son" favori şarkım, İmpala favori arabam, Amerika'nın her eyaleti memleketimden bir köşe olmuştu ^_^ .

Sam & Dean Winchester

Günde bazen on bölüm izleyerek- şu anda bu benim için pek anormal olmasa da o zamanlar bünyem alışık değildi- diziyi kısa sürede tamamladım. Ardından tabii ki dördüncü sezon için gün saymaya başladım. Bu yaşadıklarımın çok daha fazlasını yaşayan, diziye benden çok daha bağlı, fazlasıyla izleyici var, farkındayım.(Eskiden olsa en çok ben seviyorum triplerine de girerdim, bakın ne kadar büyüdüm) Bunun için de diziyle ilgili fan sayfaları, replik paylaşımları vs. oldukça fazla. Yani diziyi hiç izlememiş arkadaşlar bile, etraflarındaki SPN fanları sayesinde dizinin methini duymuş oluyorlar genelde. Yine de, ilk göz ağrım olması sebebiyle, böyle bir blog açıp Supernatural'e yer vermesem olmazdı.




Öncelikle gözünüzü korkutmak istemem fakat hacim olarak oldukça geniş bir dizi. Hiç başından kalkmadan, uyumadan ve tuvalete gitmeden izlersen tam olarak "6 gün, 1 saat ve 28 dakika" nızı alıyormuş.(dizi-mag bilgisi). İlk sezondan beri karakterler ve konu olarak çok fazla değişim yaşandı fakat temeli çok sağlam kurulduğu için bu değişimler dizinin doğasına zarar vermedi. Dizide çok fazla değişim olduğu için tek tek her sezonda ne olduğunu anlatmaya yeltenmeyeceğim, çünkü mutlaka ama mutlaka bir şeyler atlarım.

3 Temmuz 2013 Çarşamba

Teen Wolf (Genel Bakış)

Açıkçası bu diziye başlarken ciddi şüphelerim vardı. Çok farklı veya eğlenceli olacağını düşünmüyordum. Bunun bir sebebi dizinin fazla basit bulduğum ismiyse, diğeri de dizi başladığı sıralar daha da yoğun olan fantastik dizi-kitap furyasının alıp başını gitmesiydi. Bu türden biraz sıkılmaya başlamıştım. Yine de yaz ayları olması sebebiyle, izleyecek daha iyi bir şey bulamadığımdan izlemeye başladım. Şimdi üçüncü sezondayız ve geçen salı dizinin beşinci bölümü yayınlandı. Bu sezonda da dizi, çıtayı daha da yükselterek devam ediyor. Bir gençlik dizisinden ummadığım bir başarı yakaladı.
Lydia, Jackson, Stiles, Alison, Scott, Derek

Birinci sezona başladığımda, sadece kurt adamlarla ilgili bir kitap okumamış veya dizi izlememiştim. Bu yüzden ilginç geldi sanırım, ayrıca Stiles karakterine de bayılmıştım (biliyorum, yalnız değilim :D). Derek, Stiles'ın Lydia saplantısı ve komiklikleri, Jackson'ın gıcıklıkları, Alison-Scott yakınlaşması, Alison'un ailevi problemleri, Scott'un kurtadamlıkla başa çıkma çabaları ve Lydia'nın ufak çılgınlıkları ile, ilk sezonu öyle aman aman kaliteli bulmasam da izledim. Yarabbi, her karakter de ayrı olaymış!

28 Haziran 2013 Cuma

Under The Dome-Pilot

Tanıtım:
Under The Dome, Stephen King'in aynı isimdeki kitabından uyarlanan CBS'nin yeni dizisi. Türü, Stephen King'ten bekleneceği üzere korku/bilimkurgu. Dizinin 13 bölüm sürmesi bekleniyor ve henüz ikinci sezon onayı almadı. Fakat pilot bölümüyle Amerika'da, 24 haziran akşamı çok iyi bir çıkış yaptı.

Konusu:
Dizi, Chester's Mills isimli sıradan bir amerikan kasabasında geçiyor. Fakat daha ilk sahnelerden bu kasabanın öyle çok da sessiz sakin bir yer olmadığını anlayabiliyoruz. Dizinin asıl olayı ise, gün ortasında durduk yere, kasabanın etrafında bir enerji kubbesinin ortaya çıkması ve dışarıya çıkışı tamamen engellemesi, aynı şekilde kasabaya dışarıdan müdahale de mümkün değil. Dizinin ismi de buradan geliyor, 'Kubbenin Altında'.
Oyuncular ise oldukça bilindik yüzler.

Sol üst : Eski ordu mensubu Barbie (Mike Vogel)
Sağ üst : Kasabada garson Angie (Britt Robertson)
Sol alt : Kasaba yetkilisi Big Jim (Dean Norris)
Sağ alt : Gazeteci Julia (Rachelle LeFevre)

Dizinin ilk bölümü, kubbenin ortaya çıkışı, insanlara verdiği zarar ve kasaba halkının bu nasıl çözüleceği belirsiz duruma ilk tepkilerini içeriyordu. Kubbenin ortaya çıkış sebebiyle ilgili gizemli konuşmalar da mevcuttu. Ben diziyi oldukça ilgi çekici buldum. Daha ilk bölümden sebebini merak ettiğim pek çok konu var. Oyunculuklar da oldukça sağlamdı ve kurgu gerçekçiydi. Bir bilimkurguyla ilgili bunu söylemenin tuhaf olduğunu farkındayım ama izleyenler demek istediğimi anlayacaklardır. Yaşanan kötü duruma rağmen bir kaç eğlenceli repliğe de yer verilmişti. Devamını merakla bekleyeceğim.

*Bundan sonraki kısmı diziyi izlemeyen arkadaşların okumasını önermiyorum. Çünkü devamı, ciddi spoiler ve benim bazı sahnelere tepkilerimi içerecek. Bak, sonradan uyarmadı deme.